Rüya’nın Balat ve Fener Sokaklarındaki Cam Üfleme ve Vitray Mücadelesi
Ekim ayının ortasında Haliç’ten yükselen soğuk poyraz Rüzgârı, Balat’ın rengârenk tarihi ahşap evlerinin cumbalarında uğuldayarak eserken, Rüya kucağındaki ağır ısı yalıtımlı seramik kutuyu ve narin cam kesme elmaslarını düşürmemek için Merdivenli Yokuş’un dik ve kaygan taşlarını adım adım iniyordu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Seramik ve Cam Tasarımı Bölümü yüksek lisans öğrencisi olan Rüya, Mardin’in taş konaklarından İstanbul’a, renkli camları üfleyip keserek geleneksel vitray sanatını çağdaş heykelsi formlarla buluşturma hayaliyle gelmişti. Balat’ın arka sokaklarında, rutubetten sıvaları dökülen ve çatısından su sızdıran eski bir dükkânın çatı katında yaşıyor; geceleri Fener Kıyısı’ndaki bir antikacı atölyesinde eski avizelerin pirinç parçalarını parlatıp camlarını temizleyerek hem ev kirasını ödemeye hem de yüksek dereceli fırın elektriği ile ithal opal cam masraflarını karşılamaya çalışıyordu.
O gün, hayatının en kritik akademik değerlendirmesi ve uluslararası sergi seçmesi vardı. Fener’deki tarihi Özel Fener Rum Ortaokulu ve Lisesi’nin sergi salonunda düzenlenecek olan "Haliç’in Işığı ve Renkli Camın Dansı" sergisi için hazırladığı, binbir emekle üfleyip kurşun çıtalarla birleştirdiği devasa "Haliç’te Gün Batımı ve Erguvan Vitrayı" panosunu jüriye teslim etmesi gerekiyordu. Eğer eseri sergiye seçilirse hem İtalya’daki Murano Cam Enstitüsü’ne burslu araştırmacı olarak kabul edilecek hem de aylardır biriken elektrik borçlarını ve ev sahibinin birikmiş kiralarını tek seferde kapatabilecekti. Haftalardır uykusuz kalmış, yüksek sıcaklıktaki fırının karşısında yüzü kavrularak, gözleri kızarana kadar o narin cam parçalarını milim milim birleştirmişti.
Ancak Balat’tan Fener’e uzanan dar ve dik merdivenli sokakta yürürken, yukarıdan kontrolsüzce kayan bir sebze arabası Rüya’nın üzerine doğru savruldu. Anlık bir refleksle kenardaki tarihi Rum evinin taş duvarına sıçrayan Rüya, yosunlaşmış kaygan basamaklarda dengesini kaybederek sertçe kapaklandı. Kucağındaki koruma kutusu fırlayarak merdivenlerin sivri kenarlarına çarptı. Kutunun kapağı açıldı; haftalardır uykusuz kalarak hazırladığı o narin vitray pano, darbenin etkisiyle fırlayıp sokağın ortasındaki sert taşlara yapıştı. Kurşun çıtalar büküldü, el emeği opal camlar çatırdayarak binbir parçaya ayrıldı ve sokağın kenarındaki çamurlu su birikintisine saçıldı.
Rüya, ellerindeki ve avuç içlerindeki kesiklerin acısını hissetmeden, taşların üzerinde ışıldayan kırık cam parçalarına bakarak donakaldı. Uykusuz geçen geceler, fırın sıcağında kavrulan yüzü, nasırlı parmakları ve kurduğu tüm gelecek hayalleri saniyeler içinde o çamurlu suyun içinde yok olup gitmiş gibiydi. Ağlamaktan nefesi kesilen genç kız, Balat’ın bu dar ve acımasız sokaklarında bir kez daha kimsesiz kaldığını hissetti.
O sırada sokağın hemen karşısındaki eski bir cam ve çerçeve atölyesinden çıkan, Balat’ın kırk yıllık emektar vitray ustası "Camcı Yorgi Usta" kızın çaresizliğini fark etti. Dükkânından çıkıp Rüya’yı kolundan tuttu, omuzlarına çam kömürü ve gaz yağı kokan önlüğünü örterek onu fırın ısısıyla ısınan sıcacık atölyesine götürdü.
Yorgi Usta, Rüya’ya dumanı tüten bir bardak sıcak adaçayı uzattıktan sonra parçalanan vitray panosunu inceledi. "Cam kırıldı diye ışık kaybolmaz kızım," dedi babacan bir sesle. "Eski İstanbul vitraycıları çatlayan camı söküp atmazdı; kırılan hatların arasına erimiş pirinç teli ve bakır folyo sarar, kırığı eserin kalbindeki bir ışık hüzmesine dönüştürürlerdi. Kutsal olan pürüzsüzlük değil, o kırıklardan süzülen ışığın hikâyesidir."
Yorgi Usta, atölyesindeki emektar lehim havyasını, bakır folyo bantlarını ve erimiş pirinç tellerini çıkardı. Rüya, ustanın rehberliğinde titreyen elleriyle çatlayan cam parçalarının etrafını ince bakır folyolarla sardı; kırık hatları lehimle birleştirip üzerlerine erimiş pirinç dokunuşları yaparak panoya büyüleyici bir "Kintsugi Cam" havası kattı. Dağılan ve çatlayan parçalar, Haliç üzerindeki parçalı bulutların ve kırılan gün ışığının masalsı bir yansımasına dönüştü.
Sunum saatine dakikalar kala sergi salonuna ulaşan Rüya, jüri üyelerinin karşısına çıktı. Yaşadığı kazayı ve vitrayın kırıldıktan sonra bakır ve pirinç lehimlerle kazandığı bu yeni ruhu sunumunda anlattı. Jüri, vitray panosuna işlenen bu özgün teknik restorasyon dokusuna ve genç kızın pes etmeyen direncine hayran kalarak çalışmayı birincilikle ödüllendirdi.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.