İstanbul, dışarıdan bakıldığında imkanların, ışıltılı sokakların ve büyük fırsatların merkezi gibi görünse de Anadolu’nun mütevazı bir kasabasından büyük hayallerle gelen gençler için çoğu zaman çetin bir varoluş sınavına dönüşür. Hikayemizin başrolünde yer alan Ceren, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisidir. Ceren’in hikayesi; kontrolden çıkan yaşam maliyetleri, ağır akademik sorumluluklar, metropolün yıpratıcı hızı ve derin yalnızlık karşısında tek başına direnen bir genç kadının sessiz mücadelesini temsil etmektedir.
Gündüzün Sessizliği, Gecenin Maskeleri
Ceren’in hayatı iki ayrı gerçeklik arasında keskin çizgilerle bölünmüştür. Gündüzleri Beyazıt Kampüsü’nün tarihi kütüphanesinde saatlerce ağır içtihatlar, anayasa hukuku maddeleri ve dava dosyaları üzerine çalışıp arkadaş çevresinde sessiz, son derece disiplinli ve derslerine odaklanmış bir profil çizen Ceren; akşam çöktüğünde Fatih’in arka sokaklarından geçerek rutubetli, küçük bir bodrum katı dairesine çekilir.
Anadolu'da kıt kanaat geçinen ailesine yük olmadan okulunu bitirebilmek, yüksek kaynak kitap masraflarını ve fırlayan ev kirasını karşılayabilmek adına gece geç saatlere kadar uzanan hukuki metin çevirileri ve ağır büro stajlarında çalışmak zorundadır. Şehrin stresi, bitmek bilmeyen finansal kaygılar ve zamanla yarışma hali, Ceren’in omuzlarında erken yaşta taşınması zor bir olgunluk ve zihinsel bir yorgunluk biriktirmiştir.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.