Ocak ayının dondurucu ayazı Boğaz’ı sarıp sarmalamışken, Aslı sırtında taşıdığı ağır çello çantasıyla Rumelihisarı’nın dik, taştan yokuşlarını tırmanmaya çalışıyordu. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Viyolonsel bölümünde okuyan Aslı, memleketi Sinop’taki ailesine yük olmamak için tek başına mücadele ediyordu. Hisarüstü’nde, tavanı su alan daracık bir bodrum katında yaşıyor; akşamları restoranlarda müzik yaparak hem okul masraflarını hem de omuzlarına binen yüksek kirayı karşılamaya çabalıyordu.
O gün hayatının dönüm noktası olabilecek bir fırsat ayağına gelmişti. Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın genç yetenekler için düzenlediği seçmeler, Boğaziçi Üniversitesi’nin tarihi Garanti Kültür Merkezi salonunda yapılacaktı. Seçmeyi kazanırsa hem tam eğitim bursu alacak hem de dünyaca ünlü şeflerle çalışma imkânı bulacaktı. Günlerdir uykusuz kalarak hazırladığı Bach’ın çello süitini zihninde tekrar ederken, adımlarını hızlandırdı.
Ancak Rumelihisarı yokuşundan aşağı inen metrobüs besleme otobüsü, buzlanan yolda kayarak Aslı’nın tam yanındaki kaldırıma savruldu. Kazadan son anda kaçmak için kenara sıçrayan Aslı, ıslak ve buzlu taşların üzerinde dengesini kaybetti. Ağır çello çantasıyla birlikte sertçe yere çakıldı. Dizleri ve dirsekleri feci şekilde incinmişti ama asıl felaket, sırtından çıkan o tiz kırılma sesiydi. Çantasını titreyen elleriyle açtığında, canından çok sevdiği, dedesinden yadigar olan emektar çellosunun gövdesinde derin bir çatık oluştuğunu ve tellerin kopup boşa çıktığını gördü.
Aslı, dondurucu rüzgârın ve hafifçe başlayan kar yağışının altında çellosunun kırık gövdesine sarılarak donakaldı. Haftalarca süren o uykusuz geceler, ellerinde nasırlaşan parmak izleri ve kurduğu tüm hayaller, Boğaz’ın soğuk taşlarında yok olup gitmiş gibiydi. Gözyaşları yanaklarında donarken, çaresizlik koca bir taş gibi göğsüne oturdu. Bu koca şehir, onun tutunmaya çalıştığı her dalı kırıp atıyor gibiydi.
Tam o sırada, yokuşun başındaki tarihi bir ahşap binadan çıkan yaşlı bir adam adımlarını çabuklaştırarak Aslı’nın yanına geldi. Yıllardır Rumelihisarı’nda enstrüman yapımı ve tamiriyle uğraşan Luthier Kirkor Usta’ydı bu. Kızın çaresizliğini ve yerdeki kırık çelloyu görünce hiç tereddüt etmeden Aslı’yı kolundan tutup sıcacık atölyesine götürdü.
Yazıda anılan işletmeler
Ticari veya sponsorlu bağlantılar şeffaf biçimde etiketlenmiştir.
Kaynaklar
Bilgileri güncel ayrıntılarıyla doğrulamak için kaynak sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.